Dünyanın en ilginç otelleri - Fotogaleri
Turistler her zaman değişik ve ilginç olana ilgi gösteriyorlar. Bunu çok iyi bilen ve uygulamak isteyen girişimci turizmciler kalıplarını kırarak ilginç arayışlara yönelmiş ve ortaya da işte bu enteresan sonuçlar çıkmış.

Turizmciler değişik arayışlara yönelmiş ve aşağıdaki sonuçlar ortaya çıkmış. İlginç olduğu kadar para da kazandıran oteller.
İsviçre'nin Zürih şehri yakınındaki Null Stern (Almanca 'sıfır yıldız'), çok sayıda ünlü otel ile birlikte Geo dergisinin 'top
Ayrıca konuklar sabah sıcak bir banyo yapma lüksünü de tamamen unutmak zorunda.










Haber7 Resim galerisinden alınmıştır
9/2/2010 · Kategori: EGITIM HABERLER
Neden verimli ders çalışamıyorsunuz?
Müzik dinlemek, TV seyretmek, yatarak ders çalışmak ve uzun süre bilgisayar kullanmak gibi verimli ders çalışmayı engelleyen pek çok faktör vardır. Ancak bu engelleyici faktörleri ortadan kaldırmak için öncelikle bir hedefiniz olmalı ki bu hedefe ulaşmak için çaba göstermelisiniz.

Cemal Kondu'nun makalesi
Değerli gençler; unutmayalım, hayatta zor ve güzel olan şeylere fedakârlık yapılmadan ulaşılamıyor. Kazanacağınız başarı ve mutluluğu düşünerek kendinizi motive edebilirsiniz ve hayatınızdan yukarıda saydığımız engelleri kısa bir süre de olsa -yani başarıyı elde edene kadar- kaldırabilirsiniz.
Öğrencinin ders çalışırken veya çalışma zamanının dışında verimini düşüren faktörler vardır. Bunlar müzik dinlemek, TV seyretmek, yatarak ders çalışmak ve uzun süre bilgisayar kullanmak vb.
Zihin dağınıklığına yol açan faktörlerden bir tanesi de yatarak ders çalışmayı denemektir.
Bu tip çalışmanın sonucu bellidir. Öğrencinin derin bir uykuya dalması ve vaktinin birçoğunu uykuyla geçirmesidir. Uzanıldığında vücut gevşemeye başlar. Vücudun gevşemesini beyin uykuya ön hazırlık olarak algılar. Bir süre sonra ise uyuma gerçekleşir. Beyne daha sağlıklı bir mesaj göndermek için mutlaka çalışma masasında ders çalışmalısınız.
Özellikle televizyonun öğrenmeye olumsuz etkileri vardır. Bilimsel araştırmalar aşırı televizyon seyreden insanların monotonlaştığını, sosyal ilişkilerinin zayıfladığını ve zamanının çoğunu boşa harcadığını göstermiştir. Alman Prof. Bern Fischer`e göre; iki saat televizyon seyretmek suretiyle beynin uyarımdan yoksun bırakılmasının beyinde oluşturduğu tembelliği gidermek için bir hafta zihin egzersizi yapmak gerekir.
Hele televizyon açıkken ders çalışmayı hiç denemeyin. Dikkatinizi toplamada bir hayli zorlanırsınız. Çünkü televizyonda ses ve görüntü olmak üzere iki tane dikkati dağıtıcı unsur vardır. Televizyonun diğer bir özelliği de bağımlılık yapmasıdır. Düğmesi kapalı iken hâkimiyet sizde iken düğmeye dokunduğunuz anda hâkimiyet ona geçer. Siz onu yönettiğinizi sanırken o sizi yönetir. O esnada yayınlanan programlar bireyi ders çalışmaktan uzaklaştırır. Onun için kısa süre için verdiğiniz dinlenmeleriniz de bile televizyondan uzak durun.
Bilgisayar ve internet bizlere sınırsız bilgi hazinelerinin kapısını açsalar bile ders çalışmak için ayrılan zamanın büyük bir kısmını alıp götürmekteler. Gençlerin çoğu sanal âlemde özgürce dolaşırken gerçek âlemde akıp giden zamanın farkında olamamaktalar. Ekranda açılan birçok pencere üniversiteye giden yolların birkaçının kapanmasına neden olabileceği akıldan çıkartılmamalı. Bunları söylerken bilgisayar, televizyon, internet gibi günümüz teknolojisinin sunduğu imkânları reddetmiyoruz. Ama onların yerli yerinde ve zamanında kullanılmasını istiyoruz. Ülkemizde birçok insan televizyonu vakit geçirmek, bilgisayarı oyun oynamak, interneti de chatleşmek için kullanıyor.
İnsanlarda en eksik şeylerden birisi de ne yazık ki sabırlı olma ve iradeyi doğru kullanabilme özelliği. Çalışma isteğini uzun bir süre koruyabilmek kolay bir şey değil. Çünkü insanoğlu yapı olarak, verdiği çabanın karşılığını hemen görmek istiyor. Bir başka deyişle beklemeye tahammülü yok. Ama şu da başka bir gerçek ki bu tahammülü gösterenler başarıyı elde ediyor. O nedenle kendinizde gevşeklik hissettiğiniz zamanlarda silkinip, niçin çalışmanız gerektiğini, bu çalışma sonucu hayatınızda gelecek adına nelerin değişeceğini düşünmeye gayret edin. Her insan gezip - tozmak, eğlenmek, arkadaşlarıyla vakit geçirmek ister; ama bu isteklerine ket vuranlar bir başka deyişle; şu anı değil, istikbalini düşünenler başarıya bir adım daha yakınlar.
Bazı öğrenciler ders çalışma isteğinin azalması sonucu yaşadığı olumsuzluklar nedeniyle ümitsizliğe düşebiliyor.
Sizi harekete geçirecek olan ümidinizi yitirdiğiniz an, tekrar toparlamanız olacaktır.
Hayallere dalmak, endişelere kapılmak, zamansız telefon görüşmeleri yapmak, çalışırken bir şeyler atıştırmak da dikkati dağıtan etkenlerdendir. Bunun için yapılması gereken bu etkenleri ortadan kaldırarak verimli çalışmayı sağlamak.
Hayallerin etkisinden kurtulmak ve gücünden faydalanmak istiyorsanız mutlaka kazanmayı hayal edin. Endişeleriniz var ise bu yeterince çalışmadığınızın bir göstergesidir. Endişeleri ortadan kaldırmanın en iyi yolu yeterince çalışmaktır. Yani endişeyi ortadan kaldırıncaya kadar çalışmak...
Değerli gençler unutmayalım hayatta zor ve güzel olan şeylere fedakârlık yapılmadan ulaşılamıyor. İnsanlar binlerce yıl bu teknolojik unsurlar olmadan bir şeyleri icat etmiş, değerli olan birçok sanat eserini ortaya koymuşlardır. Kazanacağız başarıyı, elde edeceğiniz mutluluğu düşündüğümüzde TV, bilgisayar, İnternet, cep telefonu ve benzeri şeylerin belli bir süreliğine hayatımızda olmasa ne kaybederiz?
Bilim adamlarına göre beyni aynı anda etkileyen birden fazla uyarıcı alabilir. Ancak dikkatini tek bir noktaya odaklamak önemli. Örneğin karşınızda duran birçok nesneye aynı anda bakabilirsiniz. Ama sadece birisine dikkatinizi yoğunlaştırarak net bir şekilde görürsünüz. Ders çalışırken müzik dinlediğinizde de beyne birden fazla uyarıcı göndermiş olursunuz. Beyin ise bunlardan sadece birine yoğunlaşır. Yani beyin ya müzikle meşgul olur ya da ders ile. Beyin ders ile meşgul ise müzik dinlememiş, eğer müzik ile meşgul olmuş ise ders çalışmamış olabilir. Beyin aynı anda birden fazla uyarıcı ile karşı karşıya kaldığında sıkılmaya başlar ve aktifliğini yitirir. Bu da öğrencinin ders çalışmaktan sıkılarak çalışmayı bırakmasına neden olur. Ayrıca çalışırken arka planda dinlenilen müzik gerginliğe ve yorgunluğa yol açar. Sonuç olarak birey çalışmanın verimini düşürür ve çalışmayı sıkıcı hale getirir.
Haber7 den alıntıdır.
9/2/2010 · Kategori: KITAP
Kiliseler Birliğinin Hz.Muhammed kararı
Avrupa Kiliseler Birliği'nin "Kuran'ın Allah Kelâmı ve Hz. Muhammed'in ise Hz. İbrahim'den beri gelen Peygamberler zincirinin bir halkası olduğunu ve asla sahte peygamber olamayacağını itiraf ettik" dediği belgelendi.

"Bu toplantıda Kuran'ın Allah Kelâmı ve Hz. Muhammed'in ise Hz. İbrahim'den beri gelen Peygamberler zincirinin bir halkası olduğunu ve asla sahte peygamber olamayacağını itiraf ettik"
İnanılması güç ama bu ifadeler Avrupa Kiliseler Birliği üyesi Hıristiyan Dünyasının önde gelen saygın isimleninin altına imza attığı bir toplantıda alınmış ortak karar.
TARİHİ İTİRAF
Avrupa Kiliseler Birliği'nin 5 -10 Mart 1984 tarihleri arasında Avusturya'nın Pölten Şehri'nde gerçekleştirdikleri konferansta Hz. Muhammed'in Hak Peygamber olduğunu ve Kuran'ın Allah Kelamı olduğunu kabul ve tastik ettikleri ortaya çıktı.
Avrupa Kiliseler Birliği Konferansı'nın Pölten'de gerçekleştirdiği konferansta aldıkları kararlar, 1985 yılında Cenova'da basılan "Seküler Avrupa'da Allah'a Şehadet" adlı kitapçıkta yayınlandı.
Kitapçığın orijinal metni, toplantıya hangi isimlerin katıldığı ve tamamının Türkçe çevirisi, Prof. Dr. Ahmet Akgündüz'ün yayına hazırladığı, Popüler Kitaplar etiketiyle neşredilen Çan'dan Minare'ye Büyük İtiraf adlı kitapta yayınlandı.
Kitapta yer alan bilgilere göre, "Avusturya'dan 3 papaz; Belçika'dan 2; Kıbrıs Ortodoks Kilisesinden 1; Rusya'dan 2;Danimarka'dan 2; Finlandiya'dan 1; Fransa'dan 2, Alman Kiliselerinden 7; ingiltere'den 7; Yunanistan'dan 1; Macaristan'dan 1; italya'dan 1; Hollanda'dan 2; Norvei'den 1; Polonya'dan 1; Portekiz'den 1; Romanya'dan 1; İspanya'dan 1; İsviçre'den 2; Rus Ortodoks Kilisesinden 1; Katoliklerden Thomas Michel ve 3 papaz daha; Amerikan İncil Cemiyeti'nden bir temsilci; Luter Dünya Federasyonundan bir temsilci; Ortadoğu Kiliseler Konseyi'nden bir temsilci; Dünya Kiliseler Birliği'den bir temsilci; Bazı Müslüman ülke temsilcileri ve Genel Sekreter Drs. Jan Slop'un katıldığı toplantıda, alınan "Bu toplantıda Kuran'ın Allah Kelâmı ve Hz. Muhammed'in ise Hz. İbrahim'den beri gelen Peygamberler zincirinin bir halkası olduğunu ve asla sahte peygamber olamayacağını itiraf ettik" kararına itiraz edenler de vardı.
MÜSLÜMAN ÜLKELERDEN GELEN HIRİSTİYAN TEMSİLCİLER İTİRAZ ETTİLER
Bu kararlara özellikle Müslüman ülkelerden gelen temsilcilerin, "Eğer bu kararları dünyaya ilân edersek, İslam dünyasında Hristiyan kalmaz ve hepsi Müslüman olurlar" diye itiraz ettikleri görülüyor.
KARARLARA KİLİSELER BİRLİĞİNİN WEB SAYFASINDA YER VERİLMEDİ
Kiliseler Birliği'nin 1959 yılından beri yaptıkları toplantılar ve konuların yer aldığı web sitesinde 1984 yılında yapılan toplantı ve konusuna yer verilmiyordu.
1984 tarihli konferansın yer verilmediği liste şu şekilde
1959 Nyborg, Denmark: "European Christianity in Todays Secularized World = Seküler Dünyada Avrupa Hristiyanlığı."
1960 Nyborg, Denmark: "The Service of the Church in a Changing World = Değişen Dünyada Kilisenin Rolü."
1962 Nyborg, Denmark: "The Church in Europe and the Crisis of Modern Man = Avrupa'da Kilise ve Modern İnsanın Krizi."
1964 m.v. Bornholm (at sea): "Living Together as Continents and Generations = Kıtalar ve Nesiller Olarak Birlikte Yaşama."
1967 Pörtschach, Austria: "To Serve and Reconcile: the Task of the European Churches Today = Avrupa Kiliseleri'nin Birleştirici Rolü."
1971 Nyborg, Denmark: "Servants of God, Servants of Men? = "Allah'ın Kulları veya İnsanların Köleleri"
1974 Engelberg, Switzerland: "Act on the Message - Unity m Christ and Peace in the World = "Dünyada İsa'da Birlik ve Banş."
1979 Chania, Crete: "Alive to the World in the Power of the Holy Spirit = Kutsal Ruhun Gücüyle Dünyayı İhya."
1986 Stirling, Scotland: "Glory to God and Peace on Earth = Allah'ı Teşbih ve Yeryüzünde Barış"
1992 Prague, former CSFR: "God Unites - in Christ a New Creation."
1997 Graz, Austria: "Reconciliation, Gift of God and Source of New Life = Allah'ın Hediyesi ve Yeni Bir Hayatın Kaynağı"
2003 Trondheım, Nonvay: "Jesus Christ Heals and Reconciles: Our Witness in Europe = Hz. Isa Manen Tedavi Eder ve Bizi Birleştirir"
PROF. AKGÜNDÜZ KAYIP HALKAYA ULAŞMAYI BAŞARDI
Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, yaptığı araştırmalar ve kurduğu temaslar sonucucu söz konusu konfaransın içeriğinin yer aldığı kitapçığa zor da olsa ulaşmayı başardığını belirtiyor.
Prof. Akgündüz, "7 yıldır Hollanda'da İslâm Üniversitesi'nin rektörlüğünü yapıyorum ve Hz. Muhammed'in (sav) verdiği müjdenin gerçekleşeceği günleri bekliyorum. Bütün sıkıntılara rağmen beni orada tutan sebep, Hz. Peygamber'in verdiği müjde ve Bediüzzaman'ın ısrarla bu müjdenin gerçekleşeceğine dair tespitleridir. Ancak yeni Papanın olumsuz beyanları, Avrupa Devletleri'nin menfî yaklaşımları, Danimarka'daki karikatür olayları, Hollanda'da Wilders gibilerin olumsuz hareketleri, Batıda ve Amerika'da artarak devam eden "Islâmofobi parano-yaklığı" bu ümitlerimizi kırıyordu. Ancak Hollandalı bir araştırmacı ve papazın bana ve değerli meslektaşlarıma yaptığı bir sitem bizi uykudan uyandırdı. Bu uzun yıllar papazlık yapmış olan insan, daha sonra bu kararları değerlendiren bir makale yazmış ve adını şöyle koymuş: "Hristiyanların Hz. Muhammed'i Tanımasıyla Alâkalı Tartışmalar." Bu meslektaşımız şunu haykırıyordu: "Siz Avrupalılara ve Hristiyanlara sitem ederken, kendi kusurlarınızı görmüyorsunuz. Rotterdam İslâm Üniversitesi gerçek manada diyalogun ve Peygamberinizin verdiği müjdeyi gerçekleştirecek bir adım. Daha ötesi var. Ben size Müslümanların maalesef değerlendiremediği ve sonra da ortadan kaldırılmaya çalışılan Kiliseler Birliği'nin tarihî bir kararından bahsedeceğim" diye özetliyor bu tarihi belgeyle kendisini buluşturan olayları.
HZ. MUHAMMED'İN HADİSİ ŞERİFİ IŞIĞINDA YAPILAN YORUM
Akgündüz, kitapla ilgili olarak konuk olduğu Ülke TV'nin Sıradışı programında Turgay Güler'in sorularını yanıtlarken, bu eserin ne anlama geldiğini açıkladı ve Avrupa'dan bir İslami devlet doğacağını söyledi.
Akgündüz'un bu öngörüsünün dayanağı, Ahmed İbn-i Hanbel'in "Müsned" adlı Hadis kitabında, Ebu Davud, İbn-i Mace ve İbn-i Hibban'ın "Sünen" adlı eserlerinde ahirzaman ile alâkalı olarak kaydettikleri çok önemli bir hadis: "Bir gün gelecek Hristiyanlarla (Rum ile) tam bir emniyet içinde barış yapacaksınız. Siz ve onlar yani Müslümanlar ve Hristiyanlar, kendilerinin dışında müşterek bir düşman ile birlikte savaşacaksınız. Galip gelecek ve çok kazanımlar elde edeceksiniz. Sonra tepeli bir çayıra konaklayacaksınız."
"Bu hadisi belli yerlerde Bediüzzaman da kullanmaktadır" diyor Akgündüz ve ekliyor, bir kısım İslam alimleri bu Hadis'in, Hıristiyan alemi tarafından "Har-Magedon" veya "Armageddon" adıyla bilinen ve hayır ile şerri birbirinden ayıracak ve dünyanın sonunu getirecek savaş olduğunu açıkladıkları kıyamet alameti olaya işaret ettiğini zikretmektedirler. Bazıları ise Avrupa ve Amerika ile Müslüman Alemi arasında çıkacak büyük bir savaşa işaret ettiğini izah ediyorlar. Ancak biz buna katılmıyoruz. Bediüzzaman'a göre bu ortak düşmün dinsizlik cereyanıdır. Doğru yorumun Bediüzzaman tarafından yapıldığına inanıyoruz"
"Meşrutiyet yıllarında Ezher şeyhlerinden Şeyh Bahit, Bediüzzaman Said Nursi’ye sorar: Avrupa ve Osmanlı konusundaki görüşün nedir?” Bediüzzaman şu cevabı verir: “- Avrupa bir İslâm Devletine, Osmanlı Devleti de bir Avrupa devletine hâmiledir. Bir gün gelip doğuracaklardır." Aradan 10-15 sene geçmeden Osmanlı doğurur. Avrupa henüz doğumunu yapabilmiş değildir. Ancak doğum sancıları çoktan başladı. Bu belge bunun en önemli kanıtıdır diyor" Prof. Dr. Ahmet Akgündüz.
Prof. Dr. Ahmet Akgündüz'ün konuk olduğu Ülke TV'deki Sıradışı programına video kısmından ulaşabilirsiniz.
8/2/2010 · Kategori: EGE HABER
100 genç 100 saat ders aldı |
Balçova Belediyesi ile İzmir Ekonomi Üniversitesi'nin İzmir Kalkınma Aansı (İZKA) tarafından desteklenen 'İş Sizsiniz' projesinde Balçova'da yaşayan üniversite mezunu 100 genç, 100 saatin üzerinde ders aldı.

Geçtiğimiz Temmuz ayında başlayan projede, İngilizce dersiyle yola çıkan gençler, dersleri aksatmıyor. Bölgesel kalkınmanın hedeflendiği projede 100 genç, 6 ay boyunca 25'er kişilik sınıflarda ders aldı. İEÜ'de görevli 10 İngilizce okutmanından okuma, konuşma, dinleme ve yazma eğitimi alan gençler, aynı zamanda iş bulma süreci ve iş hayatları boyunca kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak sunumlara katıldı. Proje Koordinatörü Özge Can Özenç, öğrencilere zaman yönetimi dersi de verildiğini bildirdi.
8/2/2010 · Kategori: EGE HABER
Hem sakin hem yeşil |
"Biz yandık siz yanmayın" sloganı ile başlatılan kampanya kapsamında düzenlenen kompozisyon ve resim yarışmasının sonuçları açıklandı
MUSTAFA KARABULUT (SEFERİHİSAR)

Seferihisar'ın Doğanbey mahallesinde geçtiğimiz ağustos ayında meydana gelen ve 5 bin hektar alanın kül olmasıyla sonuçlanan orman yangınından sonra, 'Biz yandık siz yanmayın' sloganı ile başlatılan ağaçlandırma kampanyası devam ediyor. Kampanya, bir yandan ağaçlandırma çalışmalarıyla sürerken, diğer yandan da eğitim seminerleri, kompozisyon ve resim yarışmalarıyla taçlandırılıyor.
İLGİ GÖRDÜ
Seferihisar Kaymakamlığı desteğinde, Seferihisar Belediyesi ve Ege Orman Vakfı işbirliğinde başlatılan kampanya kapsamında, ilçedeki ilk ve orta dereceli okullarda eğitim seminerleri ve kompozisyon yarışmaları düzenlendi. Seminerlerde orman bilincinin aşılanması ve koruma duygusunun geliştirilmesine yönelik slayt gösterileri ve anlatımlar gerçekleştirildi.
Seferihisar Belediyesi Eğitim Müdürlüğü personellerince sürdürülen orman kavramının tanımlanmasından ormanların yaşamımızdaki önemine, faydalarına, insan eliyle nasıl yok edildiğine ve nasıl korunması gerektiğine ilişkin ayrıntılara girildi. Seminerlerin sonunda Milli Eğitim Müdürlüğü ile koordineli biçimde, ağaç dikimleri gerçekleştirildi.
Ormanların korunmasında yeşil sevgisinin ve eğitimin çok önemli olduğunu kaydeden Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, "Bu bilincin küçük yaşlardan verilmesi gerekir. Biz de bu amaçla okullarımızda çeşitli faaliyetler yürütüyoruz. 'Biz yandık, siz yanmayın' kampanyası bundan sonra da farklı etkinliklerle devam edecek" dedi.
Birinciler belli oldu
Seferihisar Belediyesi ile Ege Orman Vakfı arasında imzalanan sözleşme doğrultusunda, okullar arasında düzenlenen resim ve kompozisyon yarışmasının sonuçları açıklandı. Dereceye girenlere ödülleri verildi. Seferihisar Belediyesi Yeni Kültür Sarayı'nda Seferihisar Kaymakamı Şakir Erden, Belediye Başkanı Tunç Soyer, Ege Orman Vakfı Temsilcisi Yasemen Bilgili, İlçe Milli Eğitim Müdürü Erol Faik Birlik, Orman İşletme Şefi Mustafa Pervanlar, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşların katıldığı törende resim dalı birincisi Doğanbey İlköğretim Okulu öğrencisi Mustafa Baykara, kompozisyon dalı birincisi de Asil Nadir Çok Programlı Lisesi öğrencisi Yudum Kaçıral olarak açıklandı.
8/2/2010 · Kategori: SAGLIGIMIZ
Hastalık canavarı molekül... |
AIDS, grip ve Ebola gibi birçok virüse karşı etkili olabilen molekül bulundu.

Los Angeles Üniversitesinden Mike Wolf ve ekibinin, laboratuvarda ve
8/2/2010 · Kategori: BILIM VE TEKNOLOJI
Genlerdeki değişim yaşlanmaya bağlı olabilir |
Genlerdeki değişimlerin biyolojik yaşlanmayla bağlantılı olabileceği bildirildi.

Londra'daki King's College ile Leicester üniversitelerinden bilim
Gen değişiminin TERC adı verilen ve telomerlerin uzunluğunun korunmasında
8/2/2010 · Kategori: EGE HABER
Sevgililer günü Çeşme'ye full çektirecek |
İlçe'de 14 Şubat doluluk oranı yüzde 100'lere ulaşacak

Türkiye'nin gözde turizm
ÇEŞTOB Başkan Yardımcısı Abdullah Aküzüm
8/2/2010 · Kategori: EGITIM HABERLER
Özel okullar SBS'ye göre öğrenci alacak
Türkiye Özel Okullar Birliğinden yapılan açıklamada Türk ve yabancı özel okullara öğrenci alımına alımına ilişkin yeni bir düzenlemesi yapıldı. Buna göre özel okula girmek için şu şart gerekiyor:

Türk ve yabancı özel okullar, ilköğretim 8. sınıf Seviye Belirleme Sınavı (SBS) sonucuna göre öğrenci alacak.
Türkiye Özel Okullar Birliğinden yapılan açıklamada, bugüne kadar ''Özel Okullar Sınavı'' ile öğrenci alımı yapan Türk ve yabancı özel okulların, 2010-2011 öğretim yılında hazırlık sınıflarına, hazırlık sınıfı olmayanların lise 1. sınıflarına, ''ilköğretim 8. sınıf SBS sınavı'' sonuçlarına göre taban puan ilanı, ön kayıt ve kesin kayıt sistemiyle öğrenci alma konusunda fikir birliğine vardıkları bildirildi.
Bu okulların 9 kişilik bir komisyon oluşturduğu belirtilerek, bu komisyonun 8. sınıf SBS sonuçlarına göre öğrenci almak isteyen okulların listesini oluşturarak, Milli Eğitim Bakanlığına sunacağı ve sınavla ilgili kayıt–kabul esaslarını belirleyeceği kaydedildi.
AA
Haber7 den alıntıdır.
8/2/2010 · Kategori: OTOMOBIL
2009'un en güvenli 25 otomobili Galeri
Avrupa'nın en önemli otomobil güvenlik derecelendirme kurululuşu EuroNCAP'in 2009 yılında yaptığı testlerin sonucunu açıkladı. İşte 2009'da EuroNCAP'ten 5 yıldız almayı başaran 25 otomobil:

Otomobil güvenliği ölçümü deyince Avrupa'da ve dünyada ilk akla gelen kuruluş olan EuroNCAP, 2009 yılında 30'un üzerinde otomobili çarpışmadan, yaya güvenliğine, çocuk yolcu güvenliğinden kamçı etkisine kadar değişik alanlarda test etti.
Kendimizin ve ailemizin hayatını emanet ettiği otomobillerin artıları ve eksileri ortaya çıkarken, birçok otomobil de eksikliklerini görerek kendini geliştirmesine yardımcı olan EuroNCAP bağımsız yapısıyla da gerek üreticilerin gerekse tüketicilerin güven duyduğu bir kurum.
EuroNCAP'ten 5 yıldız almayı başaran en güvenli 25 otomobilin galerisi için tıklayınız:
EKOTRENT
Haber7 den alıntıdır.
« Önceki Yazılar :|:



Videoyu izlemek için tıklayın







