Image Hosted by ImageShack.us
OKULLAR KAPANMASIN

İmam-ı Gazali'nin mezar yeri bulundu

İmam-ı Gazali'nin mezar yeri bulundu 

İran'da, Müslümanlar için 'Kimya-ı Saadet' ve 'İhya-ı Ulumuddin' gibi büyük eserleri kaleme alan alim İmam-ı Gazali'nin mezar yeri bulundu.

İmam-ı Gazali'nin mezar yeri bulundu

Foto GaleriVideoyu izlemek için tıklayın

Moğol istilasıyla yerle bir edilen Horasan eyaletindeki Tus şehrinin geçmişine ait kalıntı ve belgeleri inceleyen Tarihi ve Kültürel Miraslar Kurumu araştırmacıları, Gazali'nin mezar yeri olarak tespit ettikleri yerleşim dışı bir noktada kazı çalışması başlattı. İmam-ı Gazali ile ilgili Türkiye'deki uzman isimlerden İstanbul İl Müftüsü Mustafa Çağrıcı, mezar yerinin daha önceden bilindiğini söyledi.

İranlı Turizm Rehberi Hassan Ruzrak, İmam-ı Gazali'nin mezar yerine ilişkin İran'da iki rivayet bulunduğunu belirterek, bugüne kadar en güçlü ihtimalin bahçesindeki taş kitabede ''İmam-ı Muhammed Gazali'' yazan Haruniye Medresesi civarı olduğuna işaret etti. Ancak yapılan detaylı araştırmaların Gazali'nin mezar yeri olarak Tabira adlı başka bir bölgeyi gösterdiğine işaret eden Ruzrak, ''Halk zaten daha önce söz konusu bölgenin civarında bir yere, 'İmam-ı Gazali'nin kabri burada' diye zaman zaman dua etmeye geliyordu. Ancak nokta olarak tam belli değildi. Şimdi mezar bulundu ve kazı çalışması yapılıyor.'' dedi.

İlk kez Cihan Haber Ajansı'nın görüntülediği İmam-ı Gazali'nin kabrinin bulunduğu bölgede işçiler, toprak altından çok sayıda tuğla parçası çıkardı. Toprak altındaki türbe alanını daire şeklinde kazan görevliler, açığa çıkarılan tuğla duvarların göçmemesi için bazı yerlerini betonla kapladı.

İranlı yetkililer, Gazali'nin türbesini ortaya çıkardıktan sonra çevre düzenlemesini de yaparak inanç turizmine kazandırmayı hedefliyor.


Öte yandan, İmam-ı Gazali ile ilgili Türkiye'deki uzman isimlerden İstanbul İl Müftüsü Mustafa Çağrıcı, mezar yerinin daha önceden bilindiğini söyledi. Ancak İranlı yetkililerin bu mezarı bakımsız bıraktığını ifade eden Çağrıcı, İmam Gazali'nin mezarı ile Firdevsi'nin mezarına yakın olduğunu anlattı. Çağrıcı, "Firdevsi için muhteşem bir abide diktiler ama İmam-ı Gazali'nin mezarı bakımsız bırakılmıştı. Bu mezarın yeri çok eskiden biliniyordu ancak İran bu mezarla ilgilenmemişti." açıklamasını yaptı.


YÜZLERCE İSLAMİ ESER YAZDI

Bugün bir kısmı İran toprakları içinde kalmış Horasan'ın Tus şehrinde miladi 1058 doğan İmam-ı Gazali, 53 yıllık hayatında 'Kimya-ı Saadet' ve 'İhya-ı Ulumuddin' başta 500'ün üzerinde eser kaleme aldı. Ehli sünnet alimi olan Gazali ömrü boyunca ilimle uğraşıp delil niteliğinde eserler verdiği için ''Hüccet-ül İslam' diye de tanındı. Zamanındaki devlet adamlarından büyük övgüler almış olan Gazali, miladi 1111 yılında vefat etti.

İmam-ı Gazali'nin özlü sözlerinden birkaçı şöyle: "Atalarının dindarlığı ile kurtulacağını zannedenler; babalarının yemesiyle kendi karınlarının doyacağını, onların içmesiyle susuzluklarının gideceğini, onların okumasıyla bilgili olacağını sananlara benzerler.", ''Belaya şükretmek lazımdır. Çünkü küfür ve günahlardan başka bela yoktur ki, içinde senin bilmediğin bir iyilik olmasın! Allah, senin iyiliğini senden iyi bilir.", "Bir sözü söyleyeceğin zaman düşün! Eğer o sözü söylemediğin zaman mesul olacaksan söyle. Yoksa sus!''

 

(CİHAN)

Haber7 den alıntıdır.

Risale-i Nur'un doğuş yılları Almanya'da

Risale-i Nur'un doğuş yılları Almanya'da 

Duisburg’daki Diyanet İşleri Türk İslam Birliği Merkezinde açılacak olan “Barla ve Kastamonu Yılları” sergisinde, koğuştan koğuşa kibrit kutuları içinde gizlice ulaştırılan mektup ve risalelerin orijinalleri de yer alacak.

Risale-i Nur'un doğuş yılları Almanya'da

Çağdaş İslâm âlimlerinden Risale-i Nur Külliyatı Müellifi Bediüzzaman Said Nursî’nin hayatından (1927-1944) yıllarına ait önemli bir kesiti mercek altına alan ve o günlerden kalma belge ve hatıraları günümüze taşıyan Risale-i Nur’un Doğuş ve Neşir Yılları’nın anlatıldığı “Barla ve Kastamonu Yılları” sergisi 25 Aralık 2009 Cuma günü Duisburg’daki Diyanet İşleri Türk İslam Birliği Merkezinde açılıyor.

Barla Platformu tarafından hazırlanan serginin kapsadığı dönem, Barla’da ilk Risale-i Nur’un  telif edildiği yıllardan başlıyor ve Eskişehir ile Denizli hapislerine kadar uzanıyor, bu arada Kastamonu’daki sürgün yıllarını da içine alıyor.
Söz konusu dönem, Türkiye’de dinin hayattan bütünüyle dışlanmaya çalışıldığı ve hiçbir dinî yayının müsamaha ile karşılanmadığı yıllar olarak biliniyor. İslâm inancını Kur’ân’ın ışığında ve yeni bir üslûpla ele alan Nur Risaleleri ise sıkı takip ve baskılar altında gizlice telif ediliyor ve el yazısıyla tek tek gizlice çoğaltılıyor ve aynı gizlilik içinde yurdun dört bir köşesine ulaştırılıyordu. Bediüzzaman Said Nursî ile onun etrafında kümelenen insanlar, bu çalışmaları sırasında pek çok takiplere ve eziyetlere göğüs gerdiler, hapis ve sürgün maceraları yaşadılar.

Sergide, o dönemin hikâyesiyle beraber ,  o günlerden kalma eser ve belgeler yer alıyor. Bu eserler arasında, Denizli hapsinde koğuştan koğuşa kibrit kutuları içinde gizlice ulaştırılan mektup ve risalelerin orijinalleri de var.

O dönemi Bediüzzaman Said Nursî ile birlikte yaşayan ve Risale-i Nur’ların birçok yerinde adları geçen kahramanlar da sergide ayrıca tanıtılıyor. Bu kahramanlardan hayatını Bediüzzaman uğruna feda eden Binbaşı Âsım Bey, Hafız Ali ve Hasan Feyzi ile ilgili belge ve bilgiler ise, “Üç Şehitler” adlı bir özel bir bölmede ziyarete açılıyor.
Serginin bir özel bölümü de hanımlara ait. Risale-i Nur hizmetinin ilk yıllarında büyük emekleri bulunan ve Risalelerde adları geçen bu hanımlarla ilgili belge ve hatıralar, “Nur Hizmetinin Anneleri” başlıklı bölümde yer alıyor.
Sergide açılacak olan deftere ise, dileyen ziyaretçiler izlenimlerini yazabilecekler.

25 Aralık Cuma gününden 3 Ocak 2010  tarihine kadar açık kalacak olan “Barla ve Kastamonu Yılları” sergisini Avrupa’nın çeşitli bölgelerinden gelecek binlerce  kişinin ziyaret etmesi bekleniyor. Daha önce Türkiye’de İstanbul’, Ankara ve Şanlıurfa şehirlerinde açılan sergiyi 80 bin kişi ziyaret etmişti.

Açılış : 25 Aralık 2009 Cuma, Saat 14:00
Yer  : DİTİB Duisburg Merkez Camii
Adres : DİTİB Duisburg Eğitim ve Diyalog Merkezi, Warbruckstr, 51 Marxloh e.v. 47169 Duisburg 
Tel  : +49 0203 57 89 840

Haber7

Tıfle kuyusunun şifalı suyu

Tıfle kuyusunun şifalı suyu 

Ne güzel söylemiş şair; “O ki; o yüzden varız!” O’nun uğruna kainatı yaratan Kadir-i Zülcelal hiç mümkün müdür ki; Habibinin duasını cevapsız bıraksın, dua-i Nebevi’ye icabet etmesin.

O’nun  bakışları, dokunuşları, tebessümü...


Herşeyi Allah indinde öyle kıymetli öyle ehemmiyetliydi ki bir işareti ile ayı ikiye böldü Yüce Yaradan.

Habibi istemiş olsaydı Taif şehrini bile yerle bir edecekti Kahhar-ı Zülcelal.

Rahmet Peygamberinin sayısız mucizesi var elbette, hepsine rağmen sihir yaptığını düşünerek O’na iman etmeyen kalbi mühürlenmiş nasipsiz gafiller de vardı.

Bizler şimdi O’nu görmeden  iman etmiş olsak da; asrı saadetteki o nasipsiz insanlardan bugün de yok değil maalesef.

Bu yüzden Efendimizinden çok bahsedip, O’nun mucizelerini anlatarak O’nun aşkını, hayatını, sünnetini anlatıp, yaşayarak bu insanların hidayetine vesile olmak namına irşada ümmet-i Muhammed olarak devam etmeliyiz. Gönlüne, gözüne perde inmişlerin yüreğine zayıf bir sızıntı dahi olsa ışık girmesi ümidi ile bahsetmekte fayda olacaktır kanaatindeyim.

kullanPeygamber Efendimzin haddi hesabı olmayan mucizelerinden birisi de mucizat-ı maiyeden haber veren ve günümüze kadar gelebilen Usfan kasabasında bulunan Tıfle Kuyusudur.

Allahın, Habibinin mübarek tükürüğü ile bereketlendirdiği ve tatlandırdığı  bir Rahmetullah abidesi.
Usfan, Mekke’nin 80 km kuzeyinde, hicret yolu üzerinde bulunan  eski bir kasaba. Allah Resulünün bir kaç defa şereflendirdiği pek de bilinmeyen küçük mütevazi bir yer.

Resulullah, hudeybiye anlaşmasının yapıldığı sene buradan geçmiş ve burada konaklamıştır. Mekke’de, Efendimizin Usfan’da olduğu duyulunca Halid bin Velid askerlerini alır ve Usfana doğru yola çıkar.

Peygamber Efendimiz, ashabına ilk salat-ül havfı yine bu topraklarda kıldırır.

Bir sonraki sene umretül kaza için de yine burada dinlenmiştir Allah Resulü.

Veda haccı için de Usfanda konaklamıştır Efendimiz.

Yani Usfan toprakları, Efendimizin mübarek ayağıyla bir kaç kez şereflenmiştir. Usfanın toprağı artık gül kokmaya başlamıştır.

Nebiyullah, hicretin yedinci senesinde 1400 sahabenin beraberliğinde hudeybiye anlaşması ile neticelenecek olan yolculuğa çıktığı vakit, Usfanda dinlenirken ashabının susaması üzerine bir kaç kişiyi kuyu bulmaları için kasabada farklı yönlere doğru göndermiştir. Az sonra bir sahabe gelir ve “bir kuyu bulduk ya Resulullah fakat suyu çok acı” der. Efendimiz avcuyla bir yudum alır, su acıdır. Avcundaki suyu kuyuya tekrar boşaltır, o andan sonra yüce Allah kuyunun suyunu tatlılaştırır şerbet misali. Bir mücizat-ı Nebi daha vuku bulur Usfanda.

Lakin gel görelim bugün kuyunun suyu çok acı. Daha doğrusu bu son zamanlarda olan bir hal. Sebebi ise daha fazla su çıkarmak için yapılan çalışmalar. Bir rivayete göre, şiddetli yağan yağmurun da etkisi olduğu söyleniyor.

1400 sene evvel Habibibin tükürüğü ile bereketlendirip coşturduğu kuyuyu bu güne kadar ümmet-i Muhammed için kurutmayan yüce Yaradan bizlere “ bakın ey kullarım, bu kadar kudretli ve bu kadar merhametliyim” diyor aslında.
Kuyudan sayısız müslüman hala su içip abdest alıyorlar. İçmek için tadı oldukça acı olsa da Allah’tan şifa dileyen hasta insanlar Efendimizin tükürüğü ile şereflenen bu şifalı suyu vesile kılıyorlar.

Canım Peygamberimin tükürüğü ile kaynayan bu su elbetteki kutsaldır, şifalıdır.

Mevzu Peygamber Efendimizden kalan bir şeyler ise eğer, rağbet de fazla oluyor tabi. Yolu düşen her müslüman  bu kuyunun varlığından haberdar ise mutlaka uğruyor.

Talep çok olunca Suudi hükümeti de kuyuyu korumak adına bir görevli vazifelendirmiş. Bu kutsal vazife namına gece gündüz kuyunun başında duruyor görevli arkadaş.

Bir ara arkadaşlarımızı ziyaret etmeleri için götürdüğümüzde görevli kişi kuyunun kapandığını söylemişti. Zaten musluklar da akmıyordu artık. Fakat kısa süre sonra sebebi hikmeti nedir bilinmez tekrar açıldı, çok memnun olduk.
Usfana her gitmem de insanları gözlemliyorum, her insan keşfedilebilir bir alem.

Kimisi Efendimizi ararken O’na ait bir iz, bir emare bulmuş gibi hasretini gideriyor. Yusuf Peygamberi kokusundan tanıyan ama Züleyha misali, Efendimizin kokusunu bu kuyuda alabilen ümmeti adeta ama gibi görmeden hissediyor O’nu.

Salavatlarla abdest alanlar...

Bu mübarek sudan daha fazla istifade etmek için, belki eşine, dostuna, hastasına götürmek için beraberinde getirdiği boş şişeleri doldurup götürenler...

Acı olmasına rağmen tekrar tekrar içenler gözyaşlarıyla...

Bunların yanı sıra tarihi bir gezide, bir müzede dolanır gibi şöyle bir gelip gidenler de var malesef. Avcuyla bile bir yudum içmekten uzak duruyor bazıları. Böyle bir bahtiyarlığa erişmiş fakat aleni gördüğüm tenezzül edip de bir yudum içmeyen insanlar...

Oysa ki; abdest suyunun değdiği yerleri cehennemde yakmayan yüce Yaradan Habibinin hatrına kaynattığı ve ashaba ikram ettiği bu mübareğin değdiği yerleri hiç yakar mı? Yakmayacağını umuyoruz İlahi!

“İste Habibim, iste yıkayım bu şehri” dediği Peygamberimin hatrına,
“Sen olmasaydın kainatı yaratmazdım” dediği canım Efendimin uğruna,
Bütün peygamberler “nefsi nefsi” diyeceği gün, “ümmeti ümmeti” diyecek olan Şah-ı Nebinin uğruna, onun gül hatrına bir dokun be kardeşim!

İlginç ve acınası!

Yoluna yüz sürmek istediğim, hatrına görmezsem özlediğim bu dilsiz kuyunun başında sözün bittiği resimlere bakarken içimden sesli sesli söylemek geçiyor herşeyi.

Sonra olmaz ki diyorum, olmaz.

Nebi’ye sevgi Nebi’ye hürmet zoraki olmaz.

Yüreğinde aşkı olaydı Nebi’nin,

Zaten  yerinde bağlasan durmaz.

Gül Peygamberimin aşkına,

O acı suyun tadına doymaz!

Yolunuz düşer de bu mübareğin suyuna varırsanız, bilin ki çok bahtiyarsınız.

Ayşenur KAHVECİ / Suudi Arabistan / Haber 7
aysenurkahveci@live.com  

Fransa'dan da minarelere karşı savaş

Fransa'dan da minarelere karşı savaş 

Fransa'da aşırı sağcı parti, ülkedeki camilerde minare yapımına karşı olduğunu açıkladı. Ulusal Cephe Partisi Başkan Yardımcısı Marine Le Pen, "Kamusal alanda minarelerin görsel olarak uygun gözükmediğini" ileri sürdü.

Fransa'dan da minarelere karşı savaş

Ulusal Cephe Partisi Başkan Yardımcısı Marine Le Pen, Fransa'daki camilerde minare inşasına karşı olduğunu söyledi.

"Fransa'da cemaatçi görsel simgelerin yaygınlaşmasına karşı olduğunu" ifade eden Le Pen, "Kamusal alanda minarelerin görsel olarak uygun gözükmediğini" ileri sürdü.

Le Pen, "Fransa'da İslam dininin kamusal alanda değil, özel alanda yaşanmasını istediklerini" söyledi.

İsviçre'de geçen hafta düzenlenen referanduma atıfta bulunan Le Pen, "Eğer bu referandum Avrupa'da genel olarak yapılsaydı yine aynı sonuç çıkardı" diye konuştu.

Le Pen, konuya ilişkin hükümetin tavrını eleştirdi ve açık bir tavır sergilemediği gerekçesiyle hükümeti "korkaklık"  ve "zayıflıkla" suçladı.

Fransa'da geçen hafta düzenlenen bir kamuoyu araştırması, halkın yüzde 46'sının ülkedeki camilerde minare yapımına karşı olduğunu ortaya koymuştu.

AA

haber7 den alıntıdır.

Hacılar, Mescid-i Nebevi'ye akın ediyor

Hacılar, Mescid-i Nebevi'ye akın ediyor 

Mekke'de hac görevini tamamlayan hacılar, Medine'ye uğramadan kutsal topraklardan ayrılmıyor. Medine'de en çok ziyaret edilen mekânların başında da Peygamber Efendimizin (sav) kabrinin bulunduğu Mescid-i Nebevi geliyor.

Hacılar, Mescid-i Nebevi'ye akın ediyor

Hacılar, Hz. Muhammed'in (sav) kabri ve Ravza-i Mutahhara önünde uzun kuyruklar oluşturuyor.
Medine'de bugünlerde caddeler hacılarla dolu. Mekke'de hac görevlerini tamamlayan hacılar, Peygamber Efendimizin (sav) ve birçok sahabenin kabrinin bulunduğu Medine'yi de ziyaret etmeyi ihmal etmiyor.

Medine'de en çok ilgi gören kutsal mekânların başında Peygamber Efendimizin (sav) kabrinin bulunduğu Mescid-i Nebevi geliyor. Hacılar, vakit namazlarında Mescid-i Nebevi'yi dolduruyor.

Mescid-i Nebevi'yi ziyaret edenler arasında Türk hacıların fazlalığı dikkat çekiyor. Türk hacılar, Mescid-i Nebevi'de namaz kılıyor, avluda dua ediyor. Hz. Muhammed'in (sav) kabri ile yanında bulunan Ravza-i Mutahhara bölgesini ziyaret eden Türk hacılar, kalabalık nedeniyle avluda dua ediyor.

Türk hacılar, Mescid-i Nebevi'yi ziyaret etmenin mutluluğunu yaşadıklarını söylediler. Türk hacılar, hac görevini genç yaşta yapmanın önemine dikkat çektiler.

(CİHAN)

haber7

Kudüs'te sabah ezanını yasaklama girişimi

Kudüs'te sabah ezanını yasaklama girişimi

İsrail yeni bir kepazeliğe daha imza atamak istiyor.


İsviçre'de minarelerin yasaklanmasının ardından İsrail'de de bir kısım Siyonist sabah ezanının yasaklanması için ön çalışma başlattı.Bu girişim üzerine harekete geçen "Camiler Birliği" Kudüs'te Yahudileri rahatsız ettiği gerekçesiyle sabah ezanını yasaklama niyetinin siyonistlerin İslam'a ve Müslümanlara karşı devam eden düşmanlık ve gizli niyetlerinin bir devamı olduğunu ifade etti.

Birlik yayınladığı bildiride siyonistleri Kudüs'teki mukaddes mekânlara dokunmamaları konusunda uyardı. Bildiride ayrıca camilerle diğer mukaddes mekânların Siyonistlerin yutacağı kolay lokmalar olmayacağı ifade edildi.

Camileri doldurun ezanı gür bir sesle okuyun

Böyle kirli planları tartışmaya açarak Siyonistlerin camilere karşı olası eylemlerinden işgal yönetimini sorumlu tutacaklarını ifade eden Birlik, Müslümanlardan bu karara tepki olarak Kudüs'teki camileri doldurmalarını ve ezanı daha gür bir şekilde okumalarını talep etti.

Birlik, dünyadaki bütün Müslümanlardan da Kudüs'teki kardeşleriyle dayanışmak için onlara maddi ve manevi yardımda bulunmalarını, bulundukları yerlerdeki camileri doldurmalarını ve dualarına Kudüs halkını da katmalarını istedi.

Milli Gazete

Kutsal emanetler ABD'de sergilendi

Kutsal emanetler ABD'de sergilendi 

Aslı Topkapı Sarayı'nda bulunan Peygamber Efendimize ait olan Kutsal Emanetler'in özel kağıda basılmış fotoğrafları Amerika'nın Pennsylvania eyaletinde sergilendi.

Kutsal emanetler ABD'de sergilendi

Pennsylvania eyaletinin Scranton şehrinde bulunan Marywood Üniversitesi'nde yapılan serginin açılış kokteyline okulun dekanı, öğretim görevlileri ile öğrenciler katıldı.

Marywood Üniversitesi'nde eğitim gören ve yaptıkları etkinliklerle kısa sürede isimlerinden söz ettirmeyi başaran Türk öğrenciler, açtıkları sergi ile dinler arası diyalog hizmetine yönelik güzel bir etkinliğe de imza atmak istediklerini belirtti.

Marywood Üniversitesi Türk Öğrencileri Derneği, Lehigh Diyalog Merkezi, Ebru TV ile Altın Nesil Enstitüsü'nün ortaklaşa düzenlediği sergiye ilgi beklenilenden fazla oldu. Sergi için gelenlere ayrıca Türk Sanat ve Sufi müziğinden seçkin eserler de dinletildi.

Kutsal emanetler sergisinin açılış konuşmasını yapan üniversitenin rektörü Anne Munley, yapılan etkinliğin farklı kültürlerin tanınmasında ve gençlerin dünyasına zenginlik katmasındaki öneme işaret etti. Munley, Müslümanların asrılar boyu kutsal emanetlere gösterdikleri hassasiyetle bugüne kadar gelebildiğini ve bu özel hususiyeti de takdirle karşıladığını söyledi.

Üniversite rektörünün açılış konuşmasından sonra katılımcılar Türk öğrencilerin rehberliğinde sergiyi gezerken aynı zamanda da Türk yemeklerini tatma imkanı buldu.

Programın sonunda kısa bir konuşma yapan Türk Öğrencileri Derneği Başkanı Erkan Acar, İslam'ın ve İslam Peygamberi Hz. Muhammed'in (s.a.s) kimileri tarafından özellikle yanlış tanıtılmak istendiğine işaret etti. Acar, hem İslam'ın hem de Efendimizin insanlara doğru anlatılmasının her Müslüman'ın görevi olarak bildiklerinden bu sergiyi düzenlediklerini ifade etti.

(CİHAN)

haber7

Bayramda tokalaşmayın vaazı verilecek

Bayramda tokalaşmayın vaazı verilecek 

Diyarbakır Müftüsü Ali Melek, bayram namazı öncesinde cemaate bu bayram tokalaşmamaya ve kucaklaşmamaya özen göstermeleri konusunda vaaz vereceklerini söyledi.

Bayramda tokalaşmayın vaazı verilecek

H1N1 virüsünün salgın riskinin aralık ayında artış göstereceğini belirten uzmanlar, bu döneme denk gelen Kurban Bayramı'nda domuz gribine karşı öpüşmemeye ve tokalaşmamaya özen gösterilmesi gerektiği uyarısında bulunuyor.

Diyarbakır Müftüsü Melek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, domuz gribi virüsüne karşı alınması gereken tedbirlerle ilgili doktorların görüşünü desteklediklerini belirtti.

Ancak bayramlarda geleneksel bir alışkanlık olan öpüşme, tokalaşma ve sarılmanın samimiyetin de bir göstergesi olduğunu ifade eden Melek, bu alışkanlıktan geçici bir süre de olsa vazgeçilmesi için vatandaşları uyarıcı bir sohbet gerçekleştireceklerini bildirdi.

Melek, yarın bayram namazı öncesinde vatandaşlarla bir araya geleceklerini kaydederek, şöyle dedi:

''Bayram namazı öncesinde cemaatimize bu bayram tokalaşmamaya ve kucaklaşmamaya özen göstermeleri konusunda vaaz vereceğiz. Vatandaşlarımıza tokalaşsalar dahi bununla sınırlı kalmalarını ve ellerini sık sık yıkamaları gerektiğini belirteceğiz. Hasta olan yakınlarımızla da bu bayram telefon ile görüşerek bayramlaşmamız gerektiğini anlatarak vatandaşlarımızı aydınlatmayı planlıyoruz. Kurban Bayramı'nın bu virüsün bulaşması için bir neden olmaması konusunda üzerimize düşen görevi yapacağız. Sevgiyi anlatmak, sadece kucaklaşmak ve öpüşmek ile de olmaz. Dinimiz gereği sevgimizi yüz hatlarımızla ve bir tebessümle bile ifade etmemiz söz konusu. Bu konuda bir ön bilgi vererek vatandaşlarımızı geleneğimizden bu bayram da olsa vazgeçmeleri konusunda rahatlatmış olacağız. ''

''DOMUZ GRİBİNE KARŞI BAYRAMDA DA TEDBİRİMİZİ ALMALIYIZ''

Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Kemal Çelen de gribal enfeksiyon riskinin en yoğun yaşandığı bir mevsimde bulunulduğunu belirterek, H1N1 virüsüne karşı Kurban Bayramı'nda bulaşma riskini ortadan kaldırmak için bir dizi önlem alınması gerektiği uyarısında bulundu.

Çelen, bu önlemlerden önemle üzerinde durulması gerekenin bayram süresince tokalaşmamak ve öpüşmemek olduğunu ifade ederek, özellikle global pandeminin yaşandığı bir dönemde, bu konuda hassasiyet gösterilmesi gerektiğini söyledi.

AA

haber7

Milyonlarca Hacı adayı Arafat'a çıkıyor...

Milyonlarca Hacı adayı Arafat'a çıkıyor... 

Bugün akşam saatlerinden itibaren hac ibadetinin en önemli rüknü olan Arafat'a çıkış başladı. Yarın üç milyonu aşkın Müslüman, haccın en önemli bölümünü yerine getirmek için vakfeye duracak.

Milyonlarca Hacı adayı Arafat'a çıkıyor...

Haccın şartı, vakfede, arefe günü, öğle saatlerinden akşam güneş batışına kadar bir an bulunmak. Yarın adeta mahşer gününe dönecek olan Arafat'ta tüm hazırlıklar tamamlandı. Konaklama yerlerine çadırlar kuruldu, hacı adaylarının ihtiyaçlarını karşılamak üzere hazırlanmış yerler elden geçirildi.

Hacı adaylarının Arafat'a çıkmaya başlaması bugünden başladı, akşam saatlerinde ise süratlendi. Mina'da beş vakit kalarak sünneti yerine getirmek isteyen hacı adayları ise yarın sabah namazı sonrası çıkmaya başlayacak.

'HAC ARAFAT' DEMEK

Hac, Hicri Zilhicce ayının sekizinci günü ihramla Mina'ya çıkmakla başlıyor. Sünnet olan hacı adaylarının, arife günü sabah namazından sonra Mina'dan ayrılarak Arafat'a hareket etmeleri. Ama üç milyonu aşkın hacı adayının bir kısmı ise bugünden itibaren çıkmaya başladı. Hacılar, yarın öğle ve ikindi namazlarını birarada kıldıktan sonra, dualarla güneşin batışı bekleyecek,  sonra da Müzdelife'ye geçecek. Arafat ile Mina arasında yer alan Müzdelife, Harem mıntıkası içinde yer alıyor. Burada akşam ve yatsı namazlarını birarada kılacak olan hacı adayları, bayrama giden geceyi, Müzdelife'de geçirecek. Kurban Bayramı'nın birinci günü de Mina'ya gelerek şeytan taşlayacak. Daha sonra kurbanlarını kesecek ve tıraş olarak ihramdan çıkacak. Hacılar, daha sonra Kâbe'de hac tavafını ve say'ını yaparak hac görevinin tamamını yerine getirmiş olacak.

ARAFAT NERESİ?

Arafat, Mekke'nin 21 kilometre güneydoğusunda yer alan ve Harem sınırları dışında kalan ova görünümlü bir alan. Arafat'ın sınırları yaklaşık dört bin yıl önce Hz. İbrahim (a.s) tarafından çizilmiş. Arafat, 454 metre yüksekliğinde ve Hz. Muhammed'in (sav) vefatından önce ünlü veda hutbesini yaptığı bir dağ.

Doğu, kuzey ve güneyi dağlarla çevrili olan Arafat, Hz. Adem (a.s) ile Hz. Havva'nın cennetten indirildikten sonra buluştukları yer olarak da biliniyor.

www.dunyabulteni.net

haber7

İl il Kurban Bayramı namaz saatleri

İl il Kurban Bayramı namaz saatleri 

Kurban Bayramına 2 gün kaldı. Diyanet İşleri Başkanlığı illere göre bayram namazı saatlerini hazırladı. Ankara'da 07.31, İstanbul'da 07.50'de, İzmir'de 07.49 kılınacak bayram namazları diğer illerde ise şöyle:

İl il Kurban Bayramı namaz saatleri

Bayram namazı Ankara'da 07.31, İstanbul'da 07.50'de, İzmir'de 07.49, Hakkari'de 06.40, Edirne'de 08.02'de kılınacak.

Diyanet İşleri Başkanlığından alınan bilgiye göre, illere göre bayram namazı saatleri şöyle:


''Adana: 07.12,
Adıyaman: 07.02,
Afyonkarahisar: 07.36,
Ağrı: 06.49,
Aksaray: 07.21,
Amasya: 07.21,
Ankara: 07.31,
Antalya: 07.30,
Ardahan: 06.56,
Artvin: 06.59,
Aydın: 07.44,
Balıkesir: 07.50,
Bartın: 07.39,
Batman: 06.51,
Bayburt: 07.02,
Bilecik: 07.43,
Bingöl: 06.57,
Bitlis: 06.49,
Bolu: 07.39,
Burdur: 07.34,
Bursa: 07.47,
Çanakkale: 07.57,
Çankırı: 07.30,
Çorum: 07.24,
Denizli: 07.39,
Diyarbakır: 06.55,
Düzce: 07.41,
Edirne: 08.02,
Elazığ: 07.01,
Erzincan: 07.04,
Erzurum: 06.57,
Eskişehir: 07.40,
Gaziantep: 07.04,
Giresun: 07.12,
Gümüşhane: 07.06,
Hakkari: 06.40,
Hatay: 07.06,
Iğdır, 06.46,
Isparta: 07.33,
İstanbul: 07.50,
İzmir: 07.49,
Kahramanmaraş: 07.07,
Karabük: 07.36,
Karaman: 07.21,
Kars: 06.52,
Kastamonu: 07.32,
Kayseri: 07.16,
Kilis: 07.04,
Kırıkkale: 07.28,
Kırklareli: 08.00,
Kırşehir: 07.23,
Kocaeli: 07.45,
Konya: 07.25,
Kütahya: 07.41,
Malatya: 07.04,
Manisa: 07.48,
Mardin: 06.51,
Mersin: 07.14,
Muğla: 07.40,
Muş: 06.52,
Nevşehir: 07.19,
Niğde: 07.17,
Ordu: 07.14,
Osmaniye: 07.08,
Rize: 07.04,
Sakarya: 07.44,
Samsun: 07.22,
Siirt: 06.48,
Sinop: 07.29,
Sivas: 07.14,
Şanlıurfa: 06.58,
Şırnak: 06.45,
Tekirdağ: 07.56,
Tokat: 07.17,
Trabzon: 07.07,
Tunceli: 07.01,
Uşak: 07.40,
Van: 06.44,
Yalova: 07.48,
Yozgat: 07.23,
Zonguldak: 07.40''

KKTC'nin başkenti Lefkoşa'da bayram namazı saat 07.14'de kılınacak.

AA

haber7

<<Önceki Sayfa |1/21|
Social Bookmarking
TurkeyRank.Com - Pagerank Servisi
TurkeyRank.Com - TurkeyRank-Pagerank Servisi