Yılda 5 milyon kişi 'tembellikten' ölüyor

2016-09-03 20:09:00

Yılda 5 milyon kişi 'tembellikten' ölüyor Övgü PınarRoma İtalya'nın başkenti Roma'da düzenlenen Avrupa Kardiyoloji Derneği (ESC) kongresinde sunulan bir rapora göre, yılda 5 milyon kişi hareketsiz yaşam tarzının yol açtığı kalp-damar hastalıkları yüzünden hayatını kaybediyor. ESC kongresinde sunulan rehberde, "Egzersiz eksikliği dünya genelinde yılda 5 milyonun üzerinde ölüme ve Avrupa'da 80 milyar euro'nun üzerinde sağlık harcamasına yol açıyor" denildi. Yetişkinlerin haftada 150 dakika orta seviyeli ya da 75 dakika yoğun egzersiz yapması tavsiye edildi. Kongrede sonuçları açıklanan bir araştırma da, fiziksel olarak aktif olanların kalp-damar hastalıklarından ölme riskinin yüzde 23'e kadar azaldığını ortaya koydu. Norveç Trondheim Bilim ve Teknoloji Üniversitesi araştırmasına göre, yürüyüş, yüzme, dans ya da bisiklet sürme gibi fiziksel aktivitede bulunma oranı yüksek olanların kalp-damar hastalıklarından ölme riski, erkeklerde yüzde 17, kadınlarda yüzde 23 azalıyor. 39 bin kişi üzerinde yapılan araştırmada, fiziksel aktivitelerin kalp üzerindeki etkisi ile yaş, cinsiyet gibi kişisel faktörlerin bir araya gelmesiyle oluşturulan "kişisel aktivite bilgisinin" (PAI - personal activity intelligence) kalp-damar hastalıklarından ölüm riskini belirlemede etkili olduğu bulundu. 'Katil divan' Norveç Trondheim Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden araştırmacı Dr Javaid Nauman, "Düzenli egzersiz yapmanın sağlığa faydalı olduğunu zaten biliyorduk, ancak bireyler kalp-damar hastalıklarını ve erken ölümleri engellemek için ne kadar egzersiz yapmaları gerektiğini bilmiyor. Burada amaç, PAI seviyesini 100'ün üzerinde tutmak olmalı... Devamı

İNCİR YİYEN YAŞADI!

2016-08-26 20:53:00

  İNCİR YİYEN YAŞADI! İNCİR YİYEN YAŞADI! İSTER KURU İSTER YAŞ, İNCİR TÜKETMENİN FAYDALARI SAYMAKLA BİTMİYOR.   Diyetisyen İdil D. İmamoğlu   İncir, birçok hastalığa ve olumsuzluğa karşı önlem niteliğinde. Hem yaşı hem de kurusu rahatlıkla tüketilen incirin faydalarını öğrenelim. İncir, hem kuru hem de taze olarak tüketilebilen ve dutgiller familyasında yer alan bir meyvedir. Dünyada en çok ülkemizde yetiştirilen bu meyve, Osmanlı’dan bu yana mutfak kültürümüzde de yaygın olarak yer almaktadır.  KALSİYUM KAYNAĞI   Taze incirin 100 gramında 63 kilokalori enerji bulunurken, 100 gram kuru incirde 284 kilokalori bulunmaktadır. İncir A, B1, B2, C vitaminleri ile kalsiyum, demir, fosfor, manganez, sodyum ve potasyumdan zengin bir meyvedir. 2 adet taze incir kalsiyum içeriği açısından 1 bardak süte eşdeğerdir. Bu nedenle özellikle gelişme çağındaki çocuklar, hamile ve emziren kadınlar ile menapoz sonrası kadınlar için son derece önemli bir meyvedir. Aynı zamanda süt alerjisi olan bireyler için de kalsiyum kaynağı olarak çok güzel bir alternatiftir. Kaynak : HÜRRİYET AİLE... Devamı

Sövmenin ne tür yararları olabilir?

2016-03-25 21:24:00

 Sövmenin ne tür yararları olabilir? Tiffanie WenBBC Future Image copyrightAraştırmalar çocukların ortalama 6 yaşından itibaren sövmeye başladığını gösteriyor. Zamanımızın yüzde 0,5 ila 0,7’sini söverek geçirdiğimiz söyleniyor. Bu ise ne kadar konuştuğunuza bağlı olarak günde onlarca kez küfür kelimelerini kullanmak anlamına geliyor. Sövmeye karşı olanlar onun kişiyi kaba, eğitimsiz ve güvenilmez gösterdiğini söylüyor. Fakat uzmanlar, sövmenin insanı daha inandırıcı kılma ve acı ve sıkıntıdan kurtulma gibi bazı şaşırtıcı yararları olduğunu ifade ediyor. Bazı psikologlar söverken beynimizin dil ile ilgili bölümünden farklı bir bölgenin devreye girdiğini söylüyor. Normalde dilin birçok unsuru kortekste ve beynin sol yarıküresinde yer alırken, sövmenin beynin çok daha eski ve ilkel bir bölümüyle ilgili olabileceği belirtiliyor. Küfür ifadeleri Küfür olarak kullandığımız tabu kelimeler ülkeden ülkeye değişir. İngilizcede kullanılan küfür kelimelerinin dinsel kökenleri vardır. Image captionKüfürün beynin çok daha eski ve ilkel bir bölümüyle ilgili olabileceği belirtiliyor. Vücudun bazı bölgeleriyle ilgili kelimeler de bugün küfür olarak kullanılıyor. Fakat bu her zaman böyle olmamış, eskiden insan vücuduna daha az tabu işlevi biçilmişti. Sövme konusunda kitap yazan Melissa Mohr’a göre, Rönesans sırasında her şey değişti ve cinsellik ifade eden kelimeler daha güçlü hale geldi. “Protestan Devrim’in gerçekleşmediği yerlerde dini küfür kelimeleri hala güçlü” diyor Mohr. Asya ülkelerinde birçok küfü... Devamı

Çay mı, kahve mi?

2016-01-28 09:36:00

DERGİ - Çay mı, kahve mi? David RobsonBBC Future Image copyrightGetty Çayın ve kahvenin beden ve ruh hali üzerindeki ölçülebilir etkileri kıyaslandığında hangisi daha etkilidir? Uyarıcı etkisi Birçok kişi açısından çay ve kahve gibi içecekleri tüketme nedeni kafeinin uyarıcı etkisidir. Sabahları hala tam uyanamamış bir haldeyken motorumuzu çalıştıran yağ gibidir bu içecekler. İçindeki maddelerden dolayı kahvenin uyandırma etkisi çok daha fazladır. Bir fincan filtre kahvede 80-115 mg kafein bulunurken çaydaki uyarıcı miktarı 40 mg’dır. Fakat bu uyarma etkisini tümüyle yansıtmaz. Dar kapsamlı bir araştırmada deneklere çay ve kahve verilmiş, her iki içeceğin kişiler üzerinde aynı uyarıcı etkide bulunduğu gözlenmişti. Kafein bakımından kahve ile eşdeğerde çayın kahveden daha uyarıcı etkide bulunduğu belirtiliyor. Araştırmacılar kafein dozunun her şeyi belirlemediğini, kişilerin beklentisinin de uyarıcılıkta etkili olabildiğini, favori içeceklerin tat ve koku ile birlikte duyuları uyarıcı etkisi olduğunu gösteriyor. Sonuç: Çayın da kahve kadar uyarıcı etkisi olduğunu söyleyebiliriz. Uykuya etkisi Çay ile kahve arasındaki en büyük fark başınızı yastığa koyduğunuz anda kendisini gösterir. Bir günde aynı miktarda çay ve kahve içen kişiler üzerinde karşılaştırma yapan araştırmacılar, her iki içeceğin gün içinde benzer yararlar göstermesine rağmen, kahve içenlerin geceleri daha zor uyuduğunu ifade ediyor. Çay içenler ise tersine daha uzun ve rahatlamış halde uyuyor. Sonuç: Çay, geceleri uykuyu olumsuz etkilemeksizin, kahvenin sağladığı birçok faydayı sağladığı için bu karşılaştırmada... Devamı

'Sessiz katil' kabusunuz olmasın

2015-12-09 21:52:00

'Sessiz katil' kabusunuz olmasın Samsun Halk Sağlığı Müdürü Kasapoğlu, 'Tatsız, renksiz, kokusuz olması nedeniyle fark edilmediği için 'sessiz katil' olarak bilinen karbonmonoksit zehirlenmelerin önüne önlemlerle geçilebilir' dedi.       SAMSUN Tatsız, renksiz, kokusuz olması nedeniyle fark edilmediği için "sessiz katil" olarak adlandırılan karbonmonoksit zehirlenmelerinin önüne bazı önlemlerle geçilebileceği bildirildi. Samsun Halk Sağlığı Müdürü Mustafa Kasapoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, soba zehirlenmelerinin odun, kömür gibi ısınma aracı olarak kullanılan maddelerin yanması ile ortaya çıkan karbonmonoksit gazından kaynaklandığını belirtti. Bu gazın, solunduğunda oksijenin dokulara taşınmasını engellediğini anlatan Kasapoğlu, bunun sonucunda dokulara yeterli oksijenin taşınmadığını ve kişinin hayatını kaybettiğini dile getirdi. "Tatsız, renksiz, kokusuz olması ve tahriş etme özelliğinin olmaması nedeniyle fark edilmediği için 'sessiz katil' olarak bilinmektedir" ifadesini kullanan Kasapoğlu, şunları kaydetti: "Karbonmonoksit zehirlenmesinde ilk belirtiler baş ağrısı, yorgunluk hissi, mide bulantısı gibi semptomlardır. Genellikle bu semptomların ağırlığı karbonmonoksit düzeyi ve maruz kalınan süre ile ilişkilidir. Ciddi zehirlenmelerde baş dönmesi, kusma, bilinç kaybı ve ölüm görülür. Eğer karbonmonoksit zehirlenmesi geçirdiğinizi düşünüyorsanız hemen camları açın ve ortamın havalanmasını sağlayın. Hızla ortamdan uzaklaşın ve açık havaya çıkın. 112 Acil Servisi arayın." "Doğru yakılan s... Devamı

Enfeksiyon teşhisi koyan yara bant

2015-11-28 13:03:00

Enfeksiyon teşhisi koyan yara bantı Image copyrightBath Unversity Enfeksiyon oluştuğu zaman renk değiştiren bir yara bantının yardımıyla hayat kurtarmak mümkün olabilecek. İngiltere'deki Bath Üniversitesi'nden araştırmacılara göre, bu yara bandının üzerinde, içinde floresan boya bulunan minik kapsüller var. Bu boya, yaradaki bakteriler toksin çıkardığı anda akarak bantın renk değiştirmesini sağlıyor. Böylece özellikle de çocuklardaki yanık yaralarında bakteriyel enfeksiyonların daha çabuk teşhis ve tedavi edilmesi mümkün olacak. Araştırmacılara göre, bu da hayat kurtarmaya yardımcı olacak. Bağışıklık sistemleri tam olarak gelişmediği için çocuklardaki yanık yaralarında bakteriyel enfeksiyon riski yüksek. Bu enfeksiyonlar yaranın iyileşmesini geciktirebiliyor, hastanede daha uzun kalınmasına ve kalıcı izlere neden olabiliyor, aşırı durumlarda ölüme bile yol açabiliyor. Doktorların sargıları açmadan enfeksiyon teşhisi koyması ise çok güç oluyor. Zira sargıların kaldırılması hem hastaya çok acı veriyor hem de daha fazla yara izi oluşmasına neden olabiliyor. Bu yüzden enfeksiyon olup olmadığını bilmeden, önleyici bir tedbir olarak hastaya antibiyotik veriliyor. Enfeksiyon olmadan antibiyotik tedavisi yapılmasının en büyük sakıncası ise bakterilerin antibiyotiklere dayanıklı hale gelmesi. Renk değiştiren bantı geliştiren ekibin başkanı Dr. Toby Jenkins işte bu nedenle projelerinin hayat kurtarabileceğini belirtiyor.   BBC Türkçe... Devamı

Dikkat şeker yağdan ‘daha zararlı’

2014-03-02 05:27:00

Dikkat şeker yağdan ‘daha zararlı’ Dikkat şeker yağdan ‘daha zararlı’     ABD’nin first lady’si Michelle Obama, bu hafta gıda etiketlerinin yeni kurallarla, yeniden düzenlenmesini önerdi.   DEVAMI TIKLAYIN Devamı

Caroline, Marilyn Monroe olduBaşlık

2012-08-18 19:47:00

Caroline, Marilyn Monroe oldu Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisinin Carolin’i Wilma Elles, yeni yayın döneminde ekranda Marilyn Monroe rüzgârı estirecek. Caroline, Marilyn Monroe oldu devamı>>>> Devamı

Sigaranın bir zararı daha ortaya çıktı

2012-04-21 21:52:26

Sigaranın bir zararı daha ortaya çıktı Sigaranın bir zararı daha ortaya çıktı Uzmanlar dünyada en çok kalça ve diz protezi takıldığını ancak sigara içenlerin protezlerinin daha çabuk yıprandığının Amerika’da yapılan iki ayrı araştırmada ortaya çıktığını söyledi. haberin devamı>>>> Devamı

Yeme bağımlılığının altındaki faktörler

2010-05-13 19:29:00

Yeme bağımlılığının altındaki faktörler  Lezzet peşinde koşan, dürtü kontrol sorunu yaşayan yemek bağımlısı kişilerin yaşadıkları yeme bozuklukları ve depresyonun nasıl tedavi edileceğini uzmanlar bu akşam ÜLKE TV’de konuşacak.. Lezzet düşkünü kişiler, sürekli yemek yemeği hayal ederek her yerde yemek arayan kişilerin yaşadıkları yeme bağımlılığının diğer bağımlılıklardan bir farkı var mı? Yeme bağımlılığı bir davranış sorunu mudur? Stres ve sıkıntılı zamanlarda kişinin yemeğe sığınmasının altında ne gibi dinamikler olabilir? Patalojik yemek bağımlısı kişiler yeme atakları geldiğinde neler yaşarlar gibi soruların cevaplarını uzmanlar bu akşam İyi Bak Kendine programında Uğur Canbolat’a değerlendirecekler. Lezzet merakı bir çeldirici mi olmaktadır? Yemek bağımlılığı yeme bozukluklarına nasıl döner? Kişinin kilo ve vücut görünüşüyle ilgili düşünce ve davranışlarındaki aşırı rahatsız olması nereye kadar sağlıklıdır? Yeme davranışı ne zaman bağımlılık halini alır? Kişinin beden şekli ve kilo ile ilgili takıntısıı olmasına rağmen neden kontrolünü kaybeder? Bu bağımlılığı yaşayanlarda sıkıntı ve tatminsizlik aranmalı mıdır gibi konuları bu akşam etraflıca ele alacak olan İyi Bak Kendine programının konukları Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi’nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Semra Baripoğlu ve Uzman Psikolog Zehra Erol olacaklar. Sinirlilik ve üzüntü gibi olumsuz duygularla yemeğe sığınma davranışı ne anlama gelir? Bu durum depresyona gider mi? Bu kişilerde zamanla takıntılı yeme davranışları bekler misiniz? Çok fazla yedikten sonra, kişi kendinden nefret etme davranışı gösterir mi? Suçluluk duyarlar mı aşırı yemekten? Tedavisinde ve terapisinde neler yapılmaktadır gibi konuların ele alınacağı programda canlı bağlantılar ile seyirci soruları alınacak, ‘iyibakkendine@ulketv.com.tr’ ... Devamı